“Bürokrasi organizasyonların sırtında bir kambura dönüşmüş durumda.”

Bürokrasi uzun süredir olumsuz çağrışımları olan bir sözcük. Şirket yöneticilerine sorduğunuzda kimsenin üstüne alınmayacağı bir yönetim şekli. “Biz zaten bürokratik değiliz” diyecek yöneticilere bürokrasinin tanımına ve prensiplerine bakmalarını öneririm. Bugün bürokrasi hala yaygın bir yönetim biçimi.

Bürokrasi kelimesi 18.Yüzyılın ortalarında bir Fransız ekonomist tarafından Fransızca büro (ofis veya masa) ile Yunanca kratos (yönetim – politik güç) kelimelerinden türetildi. Özellikle büyük şirketlerde yaygınlaştı. Zaman içinde eylemsizlik ve durağanlık ile eş anlamlı hale gelen bürokrasinin prensipleri filozof Max Weber tarafından tanımlanmıştı. Bunlar, 1)İşbölümü ve uzmanlaşma, 2)Hiyerarşik yapı ve yetkiler, 3)Kurallar ve prosedürlere dayanma, ve 4)Kişilerden arındırılmış düzen, şeklinde idi. Organizasyonlara bir düzen getirmek ve verimsizlik problemini çözmek için kurgulanan bürokrasi, dengeli ve öngörülebilir ortamlarda iyi çalıştı.

KATI YAPILI ORGANİZASYONLAR

Bugünün dinamik, belirsizlikler içeren, karmaşık iş ortamında ise bürokrasi organizasyonların sırtında bir kambura dönüşmüş durumda. Katı yapısından dolayı insiyatifi örseleyen, risk almayı engelleyen, ve yaratıcılığı törpüleyen bir halde. Aşırı tanımlanmış işler, bugünün her an yeni durumları ortaya çıkaran, esneklik ve çeviklik gerektiren dünyasında iyi çalışmıyor. Üstelik verimsizlik de artıyor. Bürokratik organizasyonlarda kararlar genellikle yavaş ilerleyen bir süreçle, pazar gerçekliklerinden uzak tepe noktalarda alınıyor. Artık askeri bir düzen değil, inovasyon, sürekli öğrenme ve adaptasyon yeteneği, anlık iletişim ve işbirliği ön planda. Bir de son dönemde bunların üzerine eklenen, bürokrasinin adını aldığı “büro”ların önemsizleştiği, işin “yer”den bağımsız hale geldiği bir tablo var.

Bütün bu gelişmeler bürokrasiyi bir yönetim şekli olarak ciddi şekilde sorgulanır hale getiriyor. Bu noktada belki şu soruyu sormak lazım: Bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyorsa neden hala şirketler bürokrasiden kurtulamıyorlar? Bu sorunun bir yanıtı, bürokrasinin basit, kolay anlaşılır ve uygulanabilir bir model olması. İşlerin dengede gittiği dünün dünyasında işe yaramış olması. Ayrıca, hiyerarşik bir düzende bir yerlere gelmiş yöneticilerin, bilinç altında da olsa, kişisel güçlerini azaltabilecek adımlar atmada gönülsüzlükleri. Ancak, birileri istese de istemese de bu değişim kendiliğinden oluyor. İnovasyon ihtiyacı, iletişim araçlarının gelişmesi, esnek çalışma modelleri, çeviklik dürtüsü, şirket sınırlarının bulanıklaşması ve daha çok danışmanla çalışma, birçok işin rutinden çıkarak proje mantığına dönüşmesi bürokrasinin sonunu hazırlayan şeyler.

BASİT YAPILAR

İki asır önce ortaya çıkan bürokrasi modeli kaçınılmaz değil. Bugünün çalışanları geçmişe göre yüksek becerilere sahip. Yalnızca bir işi yapmak değil, bir amaca hizmet etmek ve kendilerini geliştirmek istiyorlar. Dünyada bürokrasiyi yok etmiş ve çok başarılı şirketler var. Bunlar yalnızca bir StartUp dinamizmini yaşayarak büyümüş teknoloji şirketleri değil. İçlerinde klasik sektörlerde iş yapan dev şirketler de var. Özellikle Haier, Alibaba, Xiaomi gibi devasa Çin şirketleri güzel örnekler. Bu şirketlerde kararlar müşteriye yakın noktalarda alınıyor. Amaç etrafında örgütlenen, Öncü Hedeflerle çalışan basit yapılar sözkonusu. Amerika’dan da Morning Star, W.L.Gore, Zappos güzel örnekler.

Bürokrasi belki kısa zamanda tamamen ortadan kalkmayacak, ama zayıflayacağı kesin. Değişim, insan yeteneklerini ön plana çıkaran bir yapıda olacak.

Ali Özgenç

ali@algoritmaconsulting.com