Ali Özgenç  Algoritma Yönetim Danışmanlığı Yönetici Ortağı  Keiretsu Forum Türkiye YK Üyesi  ali@algoritmaconsulting.com

Ali Özgenç
Algoritma Yönetim Danışmanlığı Yönetici Ortağı
Keiretsu Forum Türkiye YK Üyesi

Nesnelerin İnterneti

Şöyle bir şey hayal edin. Sabah uyanıp bir toplantıya gideceksiniz. Gece kar yağmış ve hala devam ediyor. Akıllı telefonunuz hava durumu ve trafik bilgilerini alarak sizi 30 dakika erken uyandırıyor. Aynı zamanda arabanıza sinyal göndererek siz çıkmadan 15 dakika önce aracınızın çalışmasını ve gece boyu üzerinde biriken buzu eritmesini sağlıyor. Bu arada kahve makineniz de 30 dakika evvel çalışacak şekilde mesajı alıyor.

Bu senaryo şu anda gerçek değilse de gerçek olmaya çok yakın. İnsanlar araya girmeden birbirleriyle haberleşen cihazlar bir süredir hayatımızda.

Akıllı Makinelerin Evrimi

Makinelerin birbirleriyle haberleşmesi ve bu haberleşme sonucunda aksiyona geçmesi ile ilgili bilinen ilk çalışmalar 1999’da MIT Üniversitesinin Auto-ID merkezinde başladı. O tarihlerde bu merkez, şimdilerde yaygın olan Radyo Frekansı Tanımlama (RFID) teknolojisi üzerinde çalışıyordu. Bu merkezin Direktörü olan Kevin Ashton ürünlerin üzerine kablosuz sensörler koyarak bunları internete bağlamakla ilgili “Nesnelerin İnterneti” tanımlamasını ortaya attı. Bu tanımlama daha sonra evler, binalar, yollar, arabalar, çiftlikler, eşyalar, cihazlar, inekler, ve insanları da içerecek şekilde “Herşeyin İnterneti”ne dönüştü. Aradan geçen 13 yılda konu ile ilgili ciddi aşama kaydedildi.

Cisco’nun 2011 yılında yayınladığı bir raporda internete bağlı nesnelerin boyutu hakkında bilgiler ve öngörüler yer alıyor. 2003 yılında dünya nüfusu 6,3 milyarken internete bağlı cihazlar 500 milyon adet, 2010 yılında ise dünya nüfusu 6,8 milyarken internete bağlı cihazlar 12,5 milyar adet. 2008-2009 süresince internete bağlı cihazların dünya nüfusunu geçtiği tahmin ediliyor. 2020 yılına dönük öngörü ise 7,6 milyarlık dünya nüfusuna karşılık 50 milyar internete bağlı cihaz! Bazı kaynaklar sayının 50 milyarı da ciddi şekilde geçeceği düşüncesinde.

İnternetle ilgili bu önemli gelişmeyi daha iyi kavrayabilmek için internet ve web’in gelişimine bakmak gerekiyor. İnternet web’in üzerinde çalıştığı elektronik cihaz ve bağlantılardan oluşan fiziksel altyapıyı, web ise bunların üzerinde çalışan uygulamalardan oluşan üstyapıyı tanımlıyor. Web, akademik düzeyde kullanıldığı ilk aşamayı saymazsak dört aşamadan geçmiş durumda. İlk adımda şirketlerin bilgilerini sergiledikleri tek taraflı iletişim aşaması, ikinci adımda alışveriş gibi işlemlerin yapılabildiği ve amazon.com gibi web tabanlı şirketlerin yaygınlaştığı aşama, üçüncü adım insanların içerik yüklediği Facebook, Instagram gibi şirketlerin boy gösterdiği sosyal web aşaması, dördüncü adımda ise sosyalleşmenin ötesinde, kişiselleştirme ve lokalizasyonun da ön plana çıktığı mobil web aşaması yer alıyor. Öte yandan internet cephesinde ciddi ilk evrimleşme “Nesnelerin İnterneti” ile oluşuyor. Bu gelişme aynı zamanda interneti sıcaklık, titreşim, basınç, ışık, nem gibi parametreleri içeren duyusal bir şekle dönüştürüyor.

Hayatı Yöneten Makineler

İnternet daha önce erişemediği yerlere giriyor. Hap şeklinde bir mikro-kamerayı yutan insanların bütün sindirim sistemi fotoğraflanabiliyor. Hollanda’da inovatif bir şirket, ineklerin kulaklarına sensörler yerleştirerek onların hareketleri ve durumlarıyla ilgili yılda 200’er megabayt bilgi ediniyor ve bu sayede hayvanların sağlıklı ve bol et üretmelerini sağlıyor. Japonya’da bilbord’lar geçenlere bakarak tüketici profillerine göre sergiledikleri mesajları anında değiştiriyor. GM, Onstar sistemiyle takip ettiği araçlara bir kaza anında müdahale edebiliyor, anahtar içeride unutulursa uzaktan kapılarını açabiliyor. Evcil hayvanlar, anahtar veya değerli eşyalar, üzerlerine takılan etiketler sayesinde kolayca bulunabiliyor, eşya kaybetmek ya da evcil hayvanın çalınması gibi unsurlar tarih oluyor. Bu uygulama küçük çocuklar veya Alzheimer hastaları için de kullanılabilir nitelikte. Nest markalı termostat kullanıcının sıcaklık tercihlerini öğreniyor ve bir süre içinde evin sıcaklığını kendisi kontrol etmeye başlıyor. Glowcaps ilaç kutusu ilaç almanız gereken saati biliyor ve zamanını geçirirseniz kutunun kapağı ışıldamaya başlıyor, sonra ötüyor, sonra daha kuvvetli ötüyor, sonra da telefonunuzdan arıyor.

Nesnelerin akıllı hale gelmesinin insanlar ve şirketler için değer yaratacak birçok potansiyel uygulaması var. Üretim sürecinin hassasiyetini artırarak maliyetleri düşürme, ürünleri etiketleyerek kullanımlarını izleme ve hatta kullanıma göre fiyatlandırma, araçlara uygulayarak sigorta primlerini kullanıma göre belirleme, reklam ve satış tekliflerinin tek tek kişilere dönük yapılabilmesi, insanların uzaktan medikal takibini yapma ve zamanında müdahale etme, otomobillerde otomatik frenleme ile kazaların önlenmesi, yaşlılara uzaktan fotoğraf gönderilebilen dijital çerçeve ve yazıcılar bunlardan yalnızca bazıları. Açıkçası olası uygulamalar hayal gücüyle sınırlı.

Nesnelerin İnternetinin yaygınlaşabilmesi için bazı konuların bugünkünün ötesinde ele alınması gerekiyor. Öncelikle her şeyin internete bağlı olması güvenlik açığı potansiyelini ve özel hayatın korunması endişelerini artırıyor. Ayrıca network teknolojileri ve protokollerinin de çok yüksek data akışını kaldıracak şekilde gelişmesi şart.

Ali Özgenç
Keiretsu Forum Türkiye
YK Üyesi
ali@algoritmaconsulting.com