QZenobia ile mültecilerin sorunlarına çözüm olmayı amaçlıyoruz

Topluma olumlu yönde katkıda bulunacak sosyal etki odaklı sürdürebilir bir iş modeli olan QZenobia Mülteci Portalı ile uluslararası arenada pek çok ödüle layık görülen QZenobia Kurucusu Berat Kajimi ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Makedonya doğumluyum. 6 yıl önce Türkiye’ye gelerek Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde İktisat Bölümü’nde okumaya başladım. Lisedeyken Kızıl Haç’ta Gençlik Koordinatörü olarak çalıştım. 18 yaşında ODTÜ’de yabancı uyruklu öğrenciler için Uluslararası Öğrenci Topluluğu’nu kurdum. 2016 yılında San Diego Üniversitesi Liderlik Enstitüsü’nden tam burs kazandım. Amerika’da geçirdiğim süre zarfında sosyal girişimcilik, liderlik ve uluslararası iş birliği üzerine Amerika’nın en saygın kurumlarının hocalarından eğitim aldım. 2017’de ODTÜ’de ve University of San Diego Liderlik Enstitüsü’nde asistanlık yaptım. Girişimcilik üzerine yazdığım tezim Hollanda, Birleşik Krallık ve Kanada’da kitaplaştırıldı. Tezimde ODTÜ’den Gerhard Wilhelm Weber hocamızla birlikte sosyal girişimlerin gelir modeli olmasını ve teknoloji ile çok büyük sosyal etki yaratılmasını sağlayan bir iş modelini kaleme aldık. Kitaplaşan tez, QZenobia Mülteci Portalı’na  (www.qzenobia.com) hayat verdi.

 

Hayatım boyunca hep ‘Bu sorunları ben yaşadım, başkası yaşamasın’ düşüncesiyle hareket ettim. Örneğin ODTÜ’deki ilk yılımda burs alamamıştım ama yaptığım çalışmalar neticesinde yabancıların daha rahat burs alabilmesini sağlanmak için rektörlükle görüştüm ve ertesi sene yabancı uyruklu öğrenciler de burs almaya başladı.

Bunun yanı sıra bugün 1,5 milyondan fazla yabancı uyruklu kişinin Türkiye’ye kayıt olmak için kullandığı e-residence sistemini Türkiye’ye getirdim. Bu sayede başvuruların online ve hızlı bir şekilde alınıp sisteme girilmesini sağladık.

 

Q Zenobia hangi soruna çözüm sunuyor?

Bugün Türkiye’de geçici koruma altında olan 3,5 milyon kişi var. Ancak kayıt altına alınmayan 2 milyon kişinin daha olduğu tahmin ediliyor. Bu kişilere yönelik çıkarılan yasalar, haklar, iş, sağlık, eğitim vb. hizmetlere erişimleri konusunda birtakım belirsizlikler söz konusu. Bu durum hem yabancıların hayatlarında kimi zorluklar yaratıyor hem de kurumlar nezdinde belirsizlik. Zira bu kişilere ait bilgiler çok düzensiz. Farklı kurum ve kuruluşlar tarafından toplanan veriler resmin geneline yönelik bir fikir vermediği gibi spesifik konularda da gerekli verilere ulaşmak çok zor. Kısacası içinde bulunduğumuz bilgi çağında, yabancılar ve mültecilerle ilgili “bilgi” eksik. QZenobia işte tam da bu soruna bir çözüm niteliğinde.

 

Bize biraz QZenobia’yı anlatır mısın?

İsmini Palmira Kraliçesi Zenobia’dan alan Q Zenobia, bir web sitesi ve mobil uygulama. Yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığımız bu proje, Türkiye’deki mültecilerin oluşturduğu pazar hakkında güvenli veriler sağlıyor. Bugün Türkiye’de az önce de bahsettiğim üzere 5 milyondan fazla mülteci yaşıyor. Bunlar kayıtlandırılmada, banka kartı almada vb. zorluklar yaşıyorlar ve bu nedenle hayata entegre olamıyorlar. Yarattığımız uygulama ile mültecilerin bu sorunlarına çözüm olabilmeyi amaçlıyoruz.

 

Süreç şu şekilde işliyor:

Öncelikle bir anket yapıyoruz. Ankette katılımcılara “Bölgenizdeki en büyük problem nedir?”, “Ortalama aylık harcamanız ne kadar?”, “Kaç çocuğunuz var?”, “Kaç kişiyi geçindirmekle yükümlüsünüz?” gibi sorular soruluyor. Bu veriler QZenobia’nın anlaşma yaptığı kurumlar, STK’lar ve şirketlerle yüzdelik olarak paylaşılıyor. Gelir modeli olarak belirlenen bu yöntem neticesinde dolaylı olarak yabancıların sorunları tespit edilmiş oluyor ve bunlara yönelik kurumlar tarafından çözüm geliştirilmesinin önü açılıyor.

Yabancılar bu uygulamaya üye olduklarında kendilerini ilgilendiren en son gelişmeleri takip edebiliyorlar. Yabancılarla ilgili yeni bir yasa çıktığında, onlara yönelik yeni bir hak tanındığında, dünyada onlara etki edecek bir gelişme yaşandığında bundan hemen haberdar olabiliyorlar. Ayrıca kendi yeteneklerini ve becerilerini QZenobia’ya kaydederek potansiyel işverenlerle buluşma imkanı da elde edebiliyorlar.

QZenobia, fintech altyapısıyla yabancıların finansal kaynaklara erişimini de mümkün kılıyor. Normalde Türk vatandaşı olmayan bir kişi Türkiye’de banka hesabı açtırması çok zor. Kredi alması da… Söz konusu altyapı ile bu sorunları aşabiliyoruz. Mültecilerin yüklediği cevaplara göre mültecilere dijital bir para veriliyor. Bu dijital para ile mülteciler uygulamayı sınırsız kullanabiliyor, özelleştirilmiş haberlere ulaşabiliyor, yapılan akademik çalışmalardan para alabiliyor ve QZenobia ile anlaşmalı olan yerlerdeki kuponları kullanabiliyor.

 

Bugüne kadar kat etmiş olduğunuz yoldan ve almış olduğunuz ödüllerden de bahseder misiniz?

QZenobia bugüne kadar hibeler dahil 70 bin dolar civarında nakit elde etti. Web sitemiz ve uygulama üzerinden 2000’den fazla oturum oluştu. 65 milyon mülteciye ulaşmak ve onlara teknolojiyi daha iyi sunmak için 300 bin dolarlık bir yatırıma daha ihtiyacımız var. Belediyeler, STK’lar ve akademisyenler ile birlikte çalışıyoruz. Dünyanın dört bir yanından destek alıyoruz, pek çok kurum tarafından ödüle layık görülüyoruz. Bugüne kadar aldığımız ödüller:

– Sosyal Fayda Ödülü, Entrepreneurs’ Organization – Global Student Entrepreneur Awards, Kanada (56 ülke arasından)

– Türkiye Birincisi, EO GSEA

– Dünyda çapından “Genç Transatlantic İnovasyon Liderleri İnisiyatifi” 2018 Türkiye Temsilcisi

– Top 10, Collective Global Accelerator London, UK (5000 fayda startup arasından)

– Top 20, MIT Enterprise Forum, Innovate for Refugees, Jordan (2000 mültecilere yönelik startup)

 

Mevcut girişimcilik ekosistemindeki sorunlar nelerdir?

Ticari girişimciler genellikle kâr, gelir ve hisse senedi fiyatlarındaki artış gibi iş ölçümlerini kullanıyorlar. Ancak bunun yanında kâr amacı gütmeyen ya da kâr amacı gütmenin yanında toplumsal sorunlara çözüm sunan sosyal girişimciler de var. Ancak bu sosyal girişimciler bir gelir modeli üzerinden projelerini hayata geçirdiklerinde önyargı ile karşılaşıyorlar. Aslında 21. yüzyılda sürdürebilir olmayan ve teknoloji kullanmayan bir yapıdan kalıcı değişiklikler yapmasını bekleyemeyiz.

 

Halbuki sosyal girişimcilerin yoluna bağışla devam etmesi yerine teknoloji kullanarak kendi gelir modelini üretmeleri sosyal girişimcileri “girişimci” kılıyor. Ancak, gelişmekte olan ülkelerde sosyal girişimciler çok fazla fon bulamıyor çünkü sosyal girişimcilik ekosistemi gelişmekte olan ülkelerde yaygın değil. Bu nedenle de sosyal girişimcilerin bir gelir modeli yaratarak sürdürülebilir olması lazım.

 

Ben de bir yabancı uyruklu sosyal girişimci olarak Türkiye’de girişimimi hayata geçirmeye çalıştığımda hem fon hem yatırım bulmakta çok zorlandım. Beni anlayan yatırımcılar oldu, beni destekleyenler de oldu. Ancak bu destek finansal anlamda olmadı. Hatta bazı yerlerde yaptığım işin küçümsenmesinden sosyal girişimci olduğumu söylediğimde yatırımcılar tarafından dinlenmemeye kadar pek çok olumsuz şey yaşadım. Ama buna karşın topluma olumlu yönde katkıda bulunacak sosyal etki odaklı sürdürebilir bir iş modeli olan QZenobia Mülteci Portalı’nı hayata geçirdim. Bu portal ile uluslararası fonlar aldık ve prestijli ödüllere layık görüldük.